27 Ocak 2011 Perşembe

Eylem cagrisi: Ayaklanan Misir halkinin yanindayiz!

Tunus Devrimi'nin baslattigi isyan dalgasi buyuyor. Yoksullarin ayaklanmasi Ortadogu diktatorlerine, seyhlerine ve krallarina korku saliyor.
Ayaklanmanin simdiki adresi Misir, Misir halki "yeter" diyor.
Mubarek diktatorlugu er ya da gec yikilacaktir. Ozgurluk isteyen Misir halki kazanacaktir.
Mubarek rejiminin katlettigi ozgurluk isteyen Misirlilari anmak ve ayaklanan Misir halkiyla dayanismak icin 28 Ocak (Cuma) gunu saat 13.30 Istanbul ve Ankara'daki Misir konsolosluklarinin onunde olacagiz.

Dun Tunus, bugun Misir, yarin hepimiz ozgur olacacagiz!
Yasasin devrim! Yasasin ayaklanma!

Devrimci Sosyalist Isci Partisi (DSIP)

Tarih: 28 Ocak 2010, Cuma
Yer:
Istanbul: Misir Baskonsolosluk onu, Akasyali Sokak, No. 26, Konaklar Mahallesi, 4. Levent - Istanbul
Ankara: Misir Elciligi onu, Ataturk Bulvari, No. 126, Kavaklidere - Ankara

Web sitesi: www.dsip.org.tr
Iletisim: http://dsip.org.tr/contact

14 Ocak 2011 Cuma

D A V E T: 4 Yildir Hrant Yok Etkinlikleri

F O R U M

15 Ocak 2011
Taxim Hill Otel
I S T A N B U L

4 yil oldu.
4 yildir yuzleri yok.
4 yildir yurekleri yok.
4 yildir savci yok.
4 yildir yargic yok.
4 yildir hukumet yok.
4 yildir partisi var, adalet yok.
4 yildir Hrant yok...

Hrant sokak ortasinda olduruleli tam 4 yil oldu. Davada elle tutulur hicbir sonuc yok. Tutuklu sayisi sadece uc. Simdi katili de cocuk mahkemesine sevk edip serbest birakmak istiyorlar.
Herkesi kendi sozunu soylemeye davet ediyoruz.
Hrant icin, adalet icin...

Tarih: 15 Ocak, Cumartesi
Saat: 16.00
Yer: Taxim Hill Otel
Adres: Siraselviler Caddesi, No: 5, Taksim - Istanbul

++ Toplanti herkesin katilimina aciktir ve ucretsizdir. ++


Sunumlar:
Ali Bayramoglu, Busra Ersanli, Dogan Tarkan, Ferhat Kentel, Fethiye Cetin, Gaye Boralioglu, Gokce Sezer, Halil Berktay, Hilal Kaplan, Leyla Ipekci, Mehmet Demir, Necmiye Alpay, Oral Calislar,Oya Baydar, Sebnem Sonmez, Senol Karakas, Umit Kivanc, Yasemin Inceoglu, Yasemin Goksu, Yildiz Onen, Zeynep Tanbay.
Moderasyon: Cengiz Algan

Duzenleyen: Irkciliga ve Milliyetcilige DurDe! Girisimi

Iletisim:
Web sitesi: http://www.durde.org
E-mail: durde@durde.org
Facebook: http://www.facebook.com/durde
Twitter: http://twitter.com/DurDeTr

***

4 Yildir Hrant Yok - Izmir etkinligi

Hrant'siz 4 yil: Hepimiz Hala Hrant'iz, Hala Ermeniyiz

Katledilmesinin 4. yilinda dostumuz Hrant Dink icin Izmir'de bir araya geliyoruz.

Konusmacilar:
Hayko Bagdat
Kemal Gokhan Gurses

Moderator: Av. Hilal KUEY

Tarih: 15 Ocak 2011, Cumartesi
Saat: 16.30 - 18.00
Yer: Fransiz Kultur Merkezi
Adres: Cumhuriyet Bulvari No:152 Alsancak, Izmir

Duzenleyen: Irkciliga ve Milliyetcilige DurDe! Girisimi

***

4 Yildir Hrant Yok - Ankara etkinlikleri

++ 14 Ocak 2011, Cuma ++

+ Panel - ADALET YOK: Rahip Santoro, Hrant Dink, Zirve Yayinevi...

Konusmacilar:
- Av. Hakan Bakircioglu
- Av. Orhan Kemal Cengiz
- Hayko Bagdat
- Kemal Gokhan Gurses

+ Sergi: Ortemediklerimiz: HRANT
Mimar M. Mukremin Barut

Tarih: 14 Ocak 2011 Saat: 18.00
Yer: TMMOB Mimarlar Odasi
Adres: Konur Sok. No:3 Kizilay - ANKARA

++ 15 Ocak 2011, Cumartesi ++

+ "19 Ocak 2007 / Serbest Kursu"

Temel Demirer, Sibel Ozbudun, Tanil Bora, Mehmet Bekaroglu, Ayhan Bilgen, Aylin Aslim, Sirri Sureyya Onder, Emrah Serbes...

Tarih: 15 Ocak 2011, Cumartesi
Saat: 13.30
Yer: A.U. SBF Cebeci Kampusu

+ Sokak Etkinligi - Sergi: Ortemediklerimiz: Hrant
Saat: 17.00
Yer: Konur Sokak

++ 16 Ocak 2011, Pazar ++

+ Sokak Etkinligi - Ritm: Kaldirim
Saat: 14.00
Yer: Konur Sokak

+ Film Gosterimi:
- 19 Ocak'tan 19 Ocak'a , 45'.
Yon: Umt Kivanc
- Kirlangicin Yuvasi, 24'.
Yon: Sehbal Senyurt
Saat 16.00
Yer:Ankara Tabip Odasi
Adres: Mithat Pasa Cad. 62/18

++ 17 Ocak 2011, Pazartesi ++

+ Tililili Dinletisi
Saat: 13.00
Yer: H.U. Sanat Tarihi Ogrencileri Birligi, Beytepe

+ Sokak Etkinligi : Hrant'a Soyle
Saat 16.00,
Yer: Konur Sokak

+ Toplanti: 1915'ten 2007'ye
Saat: 18.30
Yer: DSIP
Adres: Konur Sokak 14/13

++ 18 Ocak 2011, Sali ++

+ Sokak Etkinligi: "Hrant Icin Resim Atolyesi"
Saat: 16.00
Yer:Konur Sokak

+ Film Gosterimi: Hrant Dink Cinayeti, 1,20'
Yon: Osman Okkan - Simone Sitte
Saat 16.00
Yer: Ankara Tabip Odasi

++ 19 Ocak 2011, Carsamba ++

+ Sokak Etkinligi: Fotograf Sergisi, Performanslar
Saat 12.00
Yer: Konur Sokak

+ Performans: "19 Ocak 2007, Saat: 15'de"
Saat. 15.00
Yer: Yuksel Cad

+ Yuruyus : "Dort Yildir Hrant Yok"
Saat: 18.00'de Bulusma
Yer: Ziya Gokalp Blv. SSK Ishani Onu

+ Basin Aciklamasi ve "Kirmizi Masal: Bu Adalet Bu Mulkun Temelidir"
Sahne Disi Sokak Tiyatrosu - Yuruyus Bitiminde

Hrant'in Arkadaslari, Ankara

17 Aralık 2010 Cuma

DAVETLiSiNiZ: Nefret Suclari Karsiti Bulusma etkinlikleri basliyor

Nefret Suclari Karsiti Bulusma etkinlikleri basliyor

Nefret Suclari Karsiti Bulusma etkinlikleri, Sosyal Degisim Dernegi, Irkciliga ve Milliyetcilige DurDe! girisimi, cok sayida sivil toplum kurulusu, hukukcu, aydin ve sanatcinin da katilimiyla 17 Aralik, cuma gunu basliyor.
Istanbul'da saat 10.00'da, Taxim Hill Otel'de baslayacak olan etkinliklerin ilk gununde, nefret suclarinin kavramsal cercevesi ve hukuki boyutu tartisilacak. Ilk oturumda, Avrupa Guvenlik ve Isbirligi Teskilati (AGIT) temsilcisi Taskin Tankut Soykan, nefret suclarina ulusal ve uluslararasi yaklasimlar cercevesinde Avrupa'dan ornekleri ele alacak. Ikinci oturumda, Istanbul Bilgi Universitesi, Hukuk Fakultesi'nden Yrd. Doc. Dr. Asuman Aytekin Inceoglu ise nefret suclarinin tanimi ve ayirt edici ozelliklerini aktaracak. Istanbul Universitesi'nden Aras. Gor. Ulas Karan'in nefret suclari konusunda Turkiye'deki mevzuati inceleyecegi oturumun ardindan, Turkiye'de nasil bir nefret suclari mevzuati gerektigine iliskin ayrintilar tartisilacak.
Ayni gunun aksami ise nefret suclarina karsi sanatcilarin da katilimiyla bir parti ve konser duzenleniyor. Gecede sahne alacak olan gruplar ve sanatcilar arasinda, Aylin Aslim, Cem Yildiz, Kres, Malt, Ozge Fiskin, Taner Ongur & Serap Yagiz, Yasemin Goksu gibi isimler de var. Partiye giris ucretsiz olacak.
18 Aralik, cumartesi gunu devam edecek olan etkinliklerde ise, nefret suclarina karsi mucadele eden cesitli sivil toplum kuruluslari bir forumda bir araya gelecek. Forumda, olusturulmasi planlanan nefret suclari karsiti platformun kurulusu ve isleyisi ele alinacak, nefret suclari yasasi cikarilmasi dogrultusunda duzenlenecek kampanyanin ayrintilari tartisilacak.
Toplantilar ve program hakkinda genis bilgi www.sosyaldegisim.org veya www.durde.org sitelerinden edinebilir.

Sosyal Degisim Dernegi

Toplanti yeri:
Taxim Hill Oteli
Siraselviler Caddesi, No: 5, Taksim - Istanbul

Konser yeri:
Romeo Juliet
Refik Saydam Cd., Evliya Celebi Mh.
No: 15a - 17a, Beyoglu - Istanbul

Etkinlik Iletisim Bilgileri:
Sosyal Degisim Dernegi
Istiklal Caddesi, Bekar Sokak, No: 16/3, 34435 Beyoglu - Istanbul
Tel: +90-212-292 34 39 15
Faks: +90-212-292 45 50
E-posta: bilgi@sosyaldegisim.org
Web: www.sosyaldegisim.org
Facebook: www.facebook.com/SosyalDegisim
Twitter: twitter.com/sosyaldegisim
www.durde.org
www.nefretme.org

15 Aralık 2010 Çarşamba

D A V E T - Nefret Suclari Karsiti Bulusma

Nefret Suçlarý Karþýtý Buluþma
17-18 Aralýk 2010
Taxim Hill Oteli - Ýstanbul

***

++ Sempozyum

» Nefret suçlarýnýn kavramsal ve hukuki boyutu
17 Aralýk 2010, Cuma

Toplantý yeri:
Taxim Hill Oteli
Sýraselviler Caddesi, No: 5, Taksim - Ýstanbul

Toplantýlar herkesin katýlýmýna açýk ve ücretsizdir.
Program için: www.sosyaldegisim.org

***

++ Forum

» Nefret suçlarý karþýtlarý buluþuyor: Nasýl bir mücadele?
18 Aralýk 2010, Cumartesi

Toplantý yeri:
Taxim Hill Oteli
Sýraselviler Caddesi, No: 5, Taksim - Ýstanbul

Toplantýlar herkesin katýlýmýna açýk ve ücretsizdir.
Program için: www.sosyaldegisim.org

***

++ Konser & Parti
17 Aralýk 2010, Cuma

Program:
- Aylin ASLIM
- Cem YILDIZ
- KREÞ
- MALT
- Özge FIÞKIN
- Taner ÖNGÜR & Serap YAÐIZ
- Yasemin GÖKSU

Sunucu:
Vedat Özdemiroðlu

Yer: Romeo Juliet
Refik Saydam Cd., Evliya Çelebi Mh. No: 15a - 17a, Beyoðlu - Ýstanbul

Konser ücretsizdir!

-------------------

Düzenleyen:
Sosyal Deðiþim Derneði ve Irkçýlýða ve Milliyetçiliðe DurDe!
Ýstiklâl Caddesi, Bekâr Sokak, No: 16/3, 34435 Beyoðlu - Ýstanbul
Tel: +90-212-292 34 39 15
Faks: +90-212-292 45 50
E-posta: bilgi@sosyaldegisim.org
Web: www.sosyaldegisim.org
Facebook: www.facebook.com/SosyalDegisim
Twitter: twitter.com/sosyaldegisim
www.durde.org
www.nefretme.org

16 Kasım 2010 Salı

Su Hakkı Kampanyası Bülteni - 15 Kasım 2010

Su Hakkı Kampanyası Bülteni - 15 Kasım 2010

İçindekiler:

Su Hakkı Sempozyumu Yapıldı

5-6 Kasım tarihlerinde Diyarbakır’da gerçekleştirdiğimiz “ Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu”na Vandana Shiva’nın “Su Savaşları” kitabında yer verdiği “Su döngüsü hepimizi birleştirir ve suyla, barışın yönünü, özgürlük yolunu öğrenebiliriz. Açgözlülük, israf ve adaletsizlik nedeniyle çıkan su savaşlarını aşmak su demokrasilerini oluşturmak için birlikte çalışabiliriz” sözleriyle ve temennisi ile başladık.

Diyarbakır Büyük Şehir Belediyesi, Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği(GABB) ile örgütlediğimiz ve iki gün süren sempozyuma yaklaşık 250 kişi katıldı. Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi ve Diyarbakır Büyük Şehir Belediyesi’nin birçok departmanından katılımcıların yanı sıra Suruç, Iğdır, Kızıltepe, Derik, Bağlar, Dersim, Batman, Silopi, Çınar, Siirt, Bitlis, Tatvan, Bayrambaşı, Silvan, Bismil, Malazgirt Belediyelerinden katılım yoğun oldu. Jeoloji Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Tekgıda-İş,SES, Eğitim-Sen, Bat-Der, Yerel Gündem 21, Dicle Üniversitesi, Sarmaşık Derneği, STGM Diyarbakır, Selis, Batman Çevre Gönüllüleri Derneği, Kürt Yazarlar Derneği’nden  ve Barış ve Demokrasi Partisi üyelerinin katılımıyla 21.yüzyılın politik ve ekonomik olarak en önemli sorunu haline gelen su konusunda iki gün süren canlı tartışmalar yaşandı.

Sempozyuma konuşmacı olarak davet ettiğimiz Bolivya’dan RED/VIDA’nın önde gelen aktivistlerinden Oscar Olivera, İtalya’dan Tomasso Fattori, İspanya’dan Jaime Morell ve Irak’tan  Bakhtyar A. Othman uluslararası su mücadelesinin deneyimleri, alternatif su yönetimi modelleri ve suyun metalaştırılmasına karşı birlikte mücadele etmenin gerekliliği üzerinde durdular. Suyun yönetiminde aktif rol alan yerel yönetimler ile suyun metalaştırılmasına karşı mücadele edenlerin bir araya geldiği sempozyumda var olan su yönetim modellerinin yerine geçebilecek alternatif modeller tartışıldı.

Suya erişimin bir yaşam hakkı olarak kabul edildiği sempozyumda, kurulan baraj ve HES’lerle, su kaynaklarının özel şirketlere kiralanmasıyla, nehir sularının kanallarla başka bölgelere taşınması ya da yönlerinin değiştirilmesiyle, tekelleşen çok uluslu su şirketlerinin kâr etmesine dayalı tüm uygulamalarla kamuya ait olan suyun ticarileştirilerek ekosistemleri, kültürleri, toplumları ve insanlığı yok ettiği oysa hayatın temeli olan suyun asla kâr elde edilen bir unsur olarak kabul edilmemesi gerektiği vurgulandı.

Su kaynaklarının demokratik ve ekolojik bir tarzda kullanılması ancak su yönetim yetkilerinin yerel yönetimler devredilmesiyle mümkün olabileceğinin kabul edildiği sempozyumda yerel yönetimlere, su hizmetlerinde özelleştirmeye karşı çıkma ve alternatif modeller uygulama çağrısı yapıldı.

Elektrik enerjisi elde etmek ya da güvenlik amaçlı kurulan barajların da aslında akarsuların fiziki varlığını büyük ölçüde değiştirdiği, su ekosistemlerini sekteye uğrattığı, bölgedeki toplulukların suya erişimini ciddi şekilde sınırlandırdığı, yerel kültürleri yok ettiği ve düşmanlıkları arttırıcı özellikleri sahip olduğu üzerine çok sayıda örneklerin aktarıldığı verilerin paylaşıldığı sunumlarda yapılan ortak çağrı  bu tür barajların yapımından hızla vazgeçilmesiydi.

Barışın en çok dillendirildiği ve en çok ihtiyaç duyulduğu, su ile tarihin ve medeniyetlerin yaratıldığı bereketli Mezopotamya topraklarında gerçekleşen “Su Hakkı Sempozyumu” başlangıç temennisine uygun bir sonuç deklarasyonu ile bitirildi. “Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu”nda yer alan tüm sunum ve tartışmaların yer alacağı bir kitapçık Su Hakkı kampanyası tarafından hazırlanacak ve bu konuda çalışma sürdüren sivil toplum kuruluşlarına yerel yönetimlere gönderilecek.

Sonuç Deklarasyonu için tıklayınız…

 

Su Hakkı Sempozyumu Fotoğrafları

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

 

Su Hakkı Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Bizler, dünyanın farklı bölgelerinde su hakkı için mücadele eden insanlar olarak Diyarbakır’da Su Hakkı’nı savunmak için toplandık. Her insanın yeterli miktarda ve iyi kalitede suya erişimi hakkını savunuyoruz. Aynı şekilde yaşamımızın dayanağı olan doğanın da su hakkını savunuyoruz. Suya erişimin bir yaşam hakkı olduğuna inanıyoruz.

Yaşamın vazgeçilmezi olan su, herkese ve kamuya aittir. Su ve su döngüsü gezegenimizdeki canlı yaşamı için vücudumuzdaki kan gibi önemlidir. Bu yüzden suyu kaybedersek ölürüz. Bizler suyun hayatımız açısından önemini Anadolu ve Mezopotamya topraklarında yaşayanlar olarak iyi bilmekteyiz. Binyıllar önce suyun olduğu noktalara yerleşim yerleri kuruldu ve suya dayalı kültürler geliştirildi. Bizler suyun çoğulcu anlamlarını doğru kavrıyor ve tüm evrene ruh verdiğini biliyoruz. Bu nedenle suya meta veya mal olarak bakılmasını bu ruhun kaybedilmesiyle eşdeğer görmekte ve suyun metalaştırılmasını reddetmekteyiz. Hâkim olan su yönetimi politikaları; baraj ve HES’lerin yapılması, su kaynaklarının özel şirketlere kiralanması, nehir sularının kanallarla başka bölgelere taşınması, yönlerinin değiştirilmesi, tekelleşen çokuluslu su şirketlerinin kâr etmesine dayalı tüm uygulamalar suyumuzu yok ederek, ticarileştirerek, aslında içinde bulunduğumuz doğayla birlikte bizleri de yok etmektedir.

Bu nedenle bizler;

-          Su kaynaklarının ekolojik, demokratik, toplum tarafından denetlenebilir, katılımcı, sosyal adalete uygun ve ekonomik açıdan rasyonel şekilde yeniden organize edilmesi talep ediyoruz.

-          Yerel yönetimleri su hizmetlerinde özelleştirmenin karşısına çıkmaya ve alternatif modeller uygulamaya çağırıyoruz. Ülkemizde bazı kentler yıllardır başarılı şekilde alternatif yaklaşım göstererek bunun mümkün olduğunu göstermektir. Yine yerel yönetimler kendi gücüne güvenerek su alanında diğer kamu kuruluşlarıyla ortak faaliyetler geliştirmelidir. Bununla beraber yerel idareler toplumu düzenli ve kapsamlı şekilde bilgilendirmeli ve su hizmetleri konusunda alınan kararlara halkı dâhil etmelidir. Toplumsal eğitime su konusu dâhil edilmeli ve bu yerel yönetimlerin, su idarelerinin görevi olmalıdır. Bu çerçevede su konusunda yetkilerin yerele devredilmesini talep etmekteyiz. Ancak yerelleşme ile su kaynakların yönetiminin demokratik ve ekolojik olması mümkündür. Kararların havza bazında yerel yönetimlerin, mesleki kuruluşların, sendikaların, su hareketlerinin ve diğer sivil toplum kuruluşlarının ortaklığıyla alınması gerekmektedir.

-          Su idareleri her canlıya ait olan suyu insanlara en temiz ve yeterli şekilde ulaştırmakla sorumludur. Bu nedenle su idarelerinin özel şirketlere tamamen veya kısmen satılması veya ticarileşmesi mümkün olmamalıdır. Sudan kâr etme anlayışı ve bu doğrultuda atılması planlanan tüm uygulamalardan vazgeçilmeli ve insanların temel gereksinmelerini karşılayacak miktarda suyun ücretsiz sunulması yasal düzenlemelerle garanti altına alınmalıdır.

-          Barajlar kırsal alanda suya erişim açısından büyük bir risktir. Akarsuların o bölgelerinde yaşayan toplulukların suya erişimini ciddi şekilde sınırlandırmaktadır. Özelleştirmenin başka çeşidi olan barajlar, suyun fiziki varlığını önemli ölçüde değiştirerek su döngüsünü tehlike içine sokmaktadır. Bununla suyun kirletilmesi söz konusudur. Bunun dışında barajlar yerelin özelliklerini ve yerel kültürlerimizi yok etmekte ve insanları kökünden ve doğadan koparmaktadır. Ekolojik dengeyi alt üst etmektedir. Bölgesel ya da uluslararası ilişkilerde hegemonik bir güç unsuru olarak kullanılan barajlar ihtiyaç duyduğumuz barış ortamını değil, çatışmayı ve düşmanlıkları arttırmaktadır. Bunlara hizmet edecek tüm baraj projelerinden hızla vazgeçilmelidir.

-          Toplumun sağlığı açısından suyun ne kadar önemli olduğunu son yıllarda ülkemizde değişik su krizlerinde gördük. Tüm insanlara yetecek kadar nitelikli su kaynağı olmasına rağmen hala temiz suya ulaşamayan insanların olması suyun adil ve eşit bir biçimde dağıtılmamasıyla ve yönetilmemesiyle ilgidir. İklim değişiminin insanlar ve ekosistemler üzerindeki temel etkileri, su vasıtasıyla olmaktadır ve bunun var olan adaletsizliği daha da keskinleştireceği çok açıktır. İklim değişikliğini durdurmak için bir an önce yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına geçilmeli, enerji verimliliği ve tasarrufu uygulamaları yapılmalıdır. Büyük barajlardan elde edilen elektrik enerjisi ise yenilenebilir enerji kaynakları arasında görülmemelidir.

-          Doğal sit alanlarını tüm özelleştirme uygulamalarına açacak, HES’ler, maden işletmeleri, kentleşme ve enerji yatırımları önündeki tüm engelleri kaldırmayı hedefleyen TBMM’nin gündemindeki “Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı”nı reddediyoruz.

Doğal kaynakların kullanımında insan ve doğanın ayrılmazlığı temelinde bütüncül bir yaklaşım benimsiyor, doğal kaynakların korunması, temel hak ve özgürlükler arasında ele alınması gerektiğini savunuyoruz. Buna uygun bütüncül bir yaklaşımla yeni bir anayasa oluşturulmasında aktif olarak katılacağımızı ve mücadele edeceğimizi açıklıyoruz.

6 Kasım 2010

Diyarbakır

 

Basında Su Hakkı Sempozyumu

Su Sorunundan Devrime

Kaynak: Radikal, 10 Kasım 2010
Tuba Kılıç
Bolivya’da su savaşının fitilini ateşleyerek Morales iktidarının da yolunu açan Oscar Olivera su hakkı için Diyarbakır’a geldi. Olivera ile Bolivya’da suyun devrime giden hikayesini konuştuk. Devamı...

Su Sempozyumu Sona Erdi

Kaynak: DİHA, 6 Kasım 2010
Diyarbakır’da düzenlenen ‘Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu, ‘Uygulanabilir alternatif su hizmet modelleri’nin tartışıldığı oturumla sona erdi. Devamı...

Çağdaş: Suyumuzun yönetimine talibiz

Kaynak: ANF, 6 Kasım 2010
AMED – Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu’nda Türkiye’de uygulanan hidro-enerji politikalarının değerlendirildiği oturumda konuşan Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Genel Müdürü Fahrettin Çağdaş, Devamı...

Hasankeyf’i savunmak ceza nedeni

Kaynak: ANF, 5 Kasım 2010
Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu’nda konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanvekili Metin Kılavuz, ekolojik yaşamı savunmanın gittikçe riskli olduğunu kaydederek, “Ilısu Barajı’na karşı çıkmak, ömür boyu hapis cezası talebiyle yargılanmayı gerektirmiştir” dedi. Devamı...

Diyarbakır’da ‘Uluslararası Su Hakkı’ Sempozyumu

Kaynak: www.bilinclihippiler.com, 6 Kasım 2010
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Metin Kılavuz, en temel gereksinim olan suyu, işletme maliyetine kentteki insanların hizmetine sunduklarını söyledi. Devamı...

Su Hakkı Tartışıldı

Kaynak: Diyarbakır Söz, 7 Kasım 2010
DİYARBAKIR       Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ (Su ve Kanalizasyon İdaresi) Genel Müdürü Fahrettin Çağdaş, Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde Sümerpark’ta düzenlenen ”Uluslararası Su Hakkı” sempozyumunda yaptığı konuşmada, Devamı...

Uluslararası Su Sempozyumu!..

Kaynak: Batman Çağdaş, 8 Kasım 2010
Diyarbakır Su Kanalizasyon İşleri (DİSKİ), Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği (GABB) ve Su Hakkı Kampanyası tarafından organize edilen Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu Diyarbakır’da gerçekleştirildi. Devamı...

 

Su Hakkı Kampanyası’nı Kimler Yürütüyor?

Su Hakkı Kampanyası’nı Sosyal Değişim Derneği, Hasankeyfi Yaşatma Girişimi, Küresel Eylem Grubu ve Sosyal Demokrasi Vakfı oluşturdu. Aktiviteler Suyuma Dokunma Kampanyası’nın ve Rosa Luxemburg Vakfı’nın desteğiyle yürütülüyor.

 

Su Hakkı Kampanyası
http://www.suhakki.org/

Düzenleyenler:

Destekleyenler:

Su Hakkı Kampanyası Bülteni - 15 Kasım 2010

İçindekiler:

Su Hakkı Sempozyumu Yapıldı

5-6 Kasım tarihlerinde Diyarbakır'da gerçekleştirdiğimiz " Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu"na Vandana Shiva'nın "Su Savaşları" kitabında yer verdiği "Su döngüsü hepimizi birleştirir ve suyla, barışın yönünü, özgürlük yolunu öğrenebiliriz. Açgözlülük, israf ve adaletsizlik nedeniyle çıkan su savaşlarını aşmak su demokrasilerini oluşturmak için birlikte çalışabiliriz" sözleriyle ve temennisi ile başladık.

Diyarbakır Büyük Şehir Belediyesi, Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği(GABB) ile örgütlediğimiz ve iki gün süren sempozyuma yaklaşık 250 kişi katıldı. Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi ve Diyarbakır Büyük Şehir Belediyesi'nin birçok departmanından katılımcıların yanı sıra Suruç, Iğdır, Kızıltepe, Derik, Bağlar, Dersim, Batman, Silopi, Çınar, Siirt, Bitlis, Tatvan, Bayrambaşı, Silvan, Bismil, Malazgirt Belediyelerinden katılım yoğun oldu. Jeoloji Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Tekgıda-İş,SES, Eğitim-Sen, Bat-Der, Yerel Gündem 21, Dicle Üniversitesi, Sarmaşık Derneği, STGM Diyarbakır, Selis, Batman Çevre Gönüllüleri Derneği, Kürt Yazarlar Derneği'nden  ve Barış ve Demokrasi Partisi üyelerinin katılımıyla 21.yüzyılın politik ve ekonomik olarak en önemli sorunu haline gelen su konusunda iki gün süren canlı tartışmalar yaşandı.

Sempozyuma konuşmacı olarak davet ettiğimiz Bolivya'dan RED/VIDA'nın önde gelen aktivistlerinden Oscar Olivera, İtalya'dan Tomasso Fattori, İspanya'dan Jaime Morell ve Irak'tan  Bakhtyar A. Othman uluslararası su mücadelesinin deneyimleri, alternatif su yönetimi modelleri ve suyun metalaştırılmasına karşı birlikte mücadele etmenin gerekliliği üzerinde durdular. Suyun yönetiminde aktif rol alan yerel yönetimler ile suyun metalaştırılmasına karşı mücadele edenlerin bir araya geldiği sempozyumda var olan su yönetim modellerinin yerine geçebilecek alternatif modeller tartışıldı.

Suya erişimin bir yaşam hakkı olarak kabul edildiği sempozyumda, kurulan baraj ve HES'lerle, su kaynaklarının özel şirketlere kiralanmasıyla, nehir sularının kanallarla başka bölgelere taşınması ya da yönlerinin değiştirilmesiyle, tekelleşen çok uluslu su şirketlerinin kâr etmesine dayalı tüm uygulamalarla kamuya ait olan suyun ticarileştirilerek ekosistemleri, kültürleri, toplumları ve insanlığı yok ettiği oysa hayatın temeli olan suyun asla kâr elde edilen bir unsur olarak kabul edilmemesi gerektiği vurgulandı.

Su kaynaklarının demokratik ve ekolojik bir tarzda kullanılması ancak su yönetim yetkilerinin yerel yönetimler devredilmesiyle mümkün olabileceğinin kabul edildiği sempozyumda yerel yönetimlere, su hizmetlerinde özelleştirmeye karşı çıkma ve alternatif modeller uygulama çağrısı yapıldı.

Elektrik enerjisi elde etmek ya da güvenlik amaçlı kurulan barajların da aslında akarsuların fiziki varlığını büyük ölçüde değiştirdiği, su ekosistemlerini sekteye uğrattığı, bölgedeki toplulukların suya erişimini ciddi şekilde sınırlandırdığı, yerel kültürleri yok ettiği ve düşmanlıkları arttırıcı özellikleri sahip olduğu üzerine çok sayıda örneklerin aktarıldığı verilerin paylaşıldığı sunumlarda yapılan ortak çağrı  bu tür barajların yapımından hızla vazgeçilmesiydi.

Barışın en çok dillendirildiği ve en çok ihtiyaç duyulduğu, su ile tarihin ve medeniyetlerin yaratıldığı bereketli Mezopotamya topraklarında gerçekleşen "Su Hakkı Sempozyumu" başlangıç temennisine uygun bir sonuç deklarasyonu ile bitirildi. "Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu"nda yer alan tüm sunum ve tartışmaların yer alacağı bir kitapçık Su Hakkı kampanyası tarafından hazırlanacak ve bu konuda çalışma sürdüren sivil toplum kuruluşlarına yerel yönetimlere gönderilecek.

Sonuç Deklarasyonu için tıklayınız.

 

Su Hakkı Sempozyumu Fotoğrafları

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu

 

Su Hakkı Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Bizler, dünyanın farklı bölgelerinde su hakkı için mücadele eden insanlar olarak Diyarbakır'da Su Hakkı'nı savunmak için toplandık. Her insanın yeterli miktarda ve iyi kalitede suya erişimi hakkını savunuyoruz. Aynı şekilde yaşamımızın dayanağı olan doğanın da su hakkını savunuyoruz. Suya erişimin bir yaşam hakkı olduğuna inanıyoruz.

Yaşamın vazgeçilmezi olan su, herkese ve kamuya aittir. Su ve su döngüsü gezegenimizdeki canlı yaşamı için vücudumuzdaki kan gibi önemlidir. Bu yüzden suyu kaybedersek ölürüz. Bizler suyun hayatımız açısından önemini Anadolu ve Mezopotamya topraklarında yaşayanlar olarak iyi bilmekteyiz. Binyıllar önce suyun olduğu noktalara yerleşim yerleri kuruldu ve suya dayalı kültürler geliştirildi. Bizler suyun çoğulcu anlamlarını doğru kavrıyor ve tüm evrene ruh verdiğini biliyoruz. Bu nedenle suya meta veya mal olarak bakılmasını bu ruhun kaybedilmesiyle eşdeğer görmekte ve suyun metalaştırılmasını reddetmekteyiz. Hâkim olan su yönetimi politikaları; baraj ve HES'lerin yapılması, su kaynaklarının özel şirketlere kiralanması, nehir sularının kanallarla başka bölgelere taşınması, yönlerinin değiştirilmesi, tekelleşen çokuluslu su şirketlerinin kâr etmesine dayalı tüm uygulamalar suyumuzu yok ederek, ticarileştirerek, aslında içinde bulunduğumuz doğayla birlikte bizleri de yok etmektedir.

Bu nedenle bizler;

-          Su kaynaklarının ekolojik, demokratik, toplum tarafından denetlenebilir, katılımcı, sosyal adalete uygun ve ekonomik açıdan rasyonel şekilde yeniden organize edilmesi talep ediyoruz.

-          Yerel yönetimleri su hizmetlerinde özelleştirmenin karşısına çıkmaya ve alternatif modeller uygulamaya çağırıyoruz. Ülkemizde bazı kentler yıllardır başarılı şekilde alternatif yaklaşım göstererek bunun mümkün olduğunu göstermektir. Yine yerel yönetimler kendi gücüne güvenerek su alanında diğer kamu kuruluşlarıyla ortak faaliyetler geliştirmelidir. Bununla beraber yerel idareler toplumu düzenli ve kapsamlı şekilde bilgilendirmeli ve su hizmetleri konusunda alınan kararlara halkı dâhil etmelidir. Toplumsal eğitime su konusu dâhil edilmeli ve bu yerel yönetimlerin, su idarelerinin görevi olmalıdır. Bu çerçevede su konusunda yetkilerin yerele devredilmesini talep etmekteyiz. Ancak yerelleşme ile su kaynakların yönetiminin demokratik ve ekolojik olması mümkündür. Kararların havza bazında yerel yönetimlerin, mesleki kuruluşların, sendikaların, su hareketlerinin ve diğer sivil toplum kuruluşlarının ortaklığıyla alınması gerekmektedir.

-          Su idareleri her canlıya ait olan suyu insanlara en temiz ve yeterli şekilde ulaştırmakla sorumludur. Bu nedenle su idarelerinin özel şirketlere tamamen veya kısmen satılması veya ticarileşmesi mümkün olmamalıdır. Sudan kâr etme anlayışı ve bu doğrultuda atılması planlanan tüm uygulamalardan vazgeçilmeli ve insanların temel gereksinmelerini karşılayacak miktarda suyun ücretsiz sunulması yasal düzenlemelerle garanti altına alınmalıdır.

-          Barajlar kırsal alanda suya erişim açısından büyük bir risktir. Akarsuların o bölgelerinde yaşayan toplulukların suya erişimini ciddi şekilde sınırlandırmaktadır. Özelleştirmenin başka çeşidi olan barajlar, suyun fiziki varlığını önemli ölçüde değiştirerek su döngüsünü tehlike içine sokmaktadır. Bununla suyun kirletilmesi söz konusudur. Bunun dışında barajlar yerelin özelliklerini ve yerel kültürlerimizi yok etmekte ve insanları kökünden ve doğadan koparmaktadır. Ekolojik dengeyi alt üst etmektedir. Bölgesel ya da uluslararası ilişkilerde hegemonik bir güç unsuru olarak kullanılan barajlar ihtiyaç duyduğumuz barış ortamını değil, çatışmayı ve düşmanlıkları arttırmaktadır. Bunlara hizmet edecek tüm baraj projelerinden hızla vazgeçilmelidir.

-          Toplumun sağlığı açısından suyun ne kadar önemli olduğunu son yıllarda ülkemizde değişik su krizlerinde gördük. Tüm insanlara yetecek kadar nitelikli su kaynağı olmasına rağmen hala temiz suya ulaşamayan insanların olması suyun adil ve eşit bir biçimde dağıtılmamasıyla ve yönetilmemesiyle ilgidir. İklim değişiminin insanlar ve ekosistemler üzerindeki temel etkileri, su vasıtasıyla olmaktadır ve bunun var olan adaletsizliği daha da keskinleştireceği çok açıktır. İklim değişikliğini durdurmak için bir an önce yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına geçilmeli, enerji verimliliği ve tasarrufu uygulamaları yapılmalıdır. Büyük barajlardan elde edilen elektrik enerjisi ise yenilenebilir enerji kaynakları arasında görülmemelidir.

-          Doğal sit alanlarını tüm özelleştirme uygulamalarına açacak, HES'ler, maden işletmeleri, kentleşme ve enerji yatırımları önündeki tüm engelleri kaldırmayı hedefleyen TBMM'nin gündemindeki "Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı"nı reddediyoruz.

Doğal kaynakların kullanımında insan ve doğanın ayrılmazlığı temelinde bütüncül bir yaklaşım benimsiyor, doğal kaynakların korunması, temel hak ve özgürlükler arasında ele alınması gerektiğini savunuyoruz. Buna uygun bütüncül bir yaklaşımla yeni bir anayasa oluşturulmasında aktif olarak katılacağımızı ve mücadele edeceğimizi açıklıyoruz.

6 Kasım 2010

Diyarbakır

 

Basında Su Hakkı Sempozyumu

Su Sorunundan Devrime

Kaynak: Radikal, 10 Kasım 2010
Tuba Kılıç
Bolivya'da su savaşının fitilini ateşleyerek Morales iktidarının da yolunu açan Oscar Olivera su hakkı için Diyarbakır'a geldi. Olivera ile Bolivya'da suyun devrime giden hikayesini konuştuk. Devamı...

Su Sempozyumu Sona Erdi

Kaynak: DİHA, 6 Kasım 2010
Diyarbakır'da düzenlenen 'Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu, 'Uygulanabilir alternatif su hizmet modelleri'nin tartışıldığı oturumla sona erdi. Devamı...

Çağdaş: Suyumuzun yönetimine talibiz

Kaynak: ANF, 6 Kasım 2010
AMED - Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu'nda Türkiye'de uygulanan hidro-enerji politikalarının değerlendirildiği oturumda konuşan Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Genel Müdürü Fahrettin Çağdaş, Devamı...

Hasankeyf'i savunmak ceza nedeni

Kaynak: ANF, 5 Kasım 2010
Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu'nda konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanvekili Metin Kılavuz, ekolojik yaşamı savunmanın gittikçe riskli olduğunu kaydederek, "Ilısu Barajı'na karşı çıkmak, ömür boyu hapis cezası talebiyle yargılanmayı gerektirmiştir" dedi. Devamı...

Diyarbakır'da 'Uluslararası Su Hakkı' Sempozyumu

Kaynak: www.bilinclihippiler.com, 6 Kasım 2010
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Metin Kılavuz, en temel gereksinim olan suyu, işletme maliyetine kentteki insanların hizmetine sunduklarını söyledi. Devamı...

Su Hakkı Tartışıldı

Kaynak: Diyarbakır Söz, 7 Kasım 2010
DİYARBAKIR       Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ (Su ve Kanalizasyon İdaresi) Genel Müdürü Fahrettin Çağdaş, Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde Sümerpark'ta düzenlenen "Uluslararası Su Hakkı" sempozyumunda yaptığı konuşmada, Devamı...

Uluslararası Su Sempozyumu!..

Kaynak: Batman Çağdaş, 8 Kasım 2010
Diyarbakır Su Kanalizasyon İşleri (DİSKİ), Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği (GABB) ve Su Hakkı Kampanyası tarafından organize edilen Uluslararası Su Hakkı Sempozyumu Diyarbakır'da gerçekleştirildi. Devamı...

Su Hakkı Kampanyası'nı Kimler Yürütüyor?

Su Hakkı Kampanyası'nı Sosyal Değişim Derneği, Hasankeyfi Yaşatma Girişimi, Küresel Eylem Grubu ve Sosyal Demokrasi Vakfı oluşturdu. Aktiviteler Suyuma Dokunma Kampanyası'nın ve Rosa Luxemburg Vakfı'nın desteğiyle yürütülüyor.

 

Su Hakkı Kampanyası
http://www.suhakki.org/

Düzenleyenler:

Destekleyenler:

8 Temmuz 2010 Perşembe

Mahkeme sandığıma dokunma! - 8 Temmuz Perşembe, 18.30 Galatasaray Lisesi önü

Mahkeme sandığıma dokunma!

8 Temmuz 2010 Perşembe, saat 18.30
Galatasaray Lisesi Önü

Anayasa Mahkemesi, 12 Eylül'de gerçekleşecek anayasa değişikliği referandumu kararını  açıklayacağı gün sokaklarda olacağız demiştik.

Bu akşam 20.00'de Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç beklenen açıklamayı yaptı.

Mahkeme aldığı kararla kendini meclisin üstüne koyarak anayasal bir suç işledi.

Yüksek yargıyla ilgili maddeler törpülendi ve yargının demokratikleşmesi engellendi.

Şimdi çağrımızı yeniliyor, hükümeti ve meclisi, yargı darbesine boyun eğmemeye çağırıyoruz.

Anayasa referandumunun geleceği ne hükümete ne de meclise bırakılamaz.

Demokrasiyi halk, tüm darbelerin ve 12 Eylül'ün mağdurları olarak hepimiz savunmalıyız.

Yargı darbesine dur demeliyiz.

Eğer yeni bir yargı darbesi gerçekleşmişse demokrasiyi ve yeni bir anayasayı sokakta savunacağız demiştik, bugün Haşim Kılıç paketi esastan görüştüklerini açıklayarak işledikleri suçu itiraf etti ve bir kez daha kendilerini seçilmiş hükümetin, meclisin üzerinde gördüklerin gösterdi.

Şimdi herkesi Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı karşısında yarın Anayasa Paketi'ne " Yetmez ama EVET" demek ve anayasa referandumu planlandığı tarihte 12 Eylül'de yapılmalıdır talebimize güç vermek için 8 Temmuz 2010 Perşembe günü saat 18.30'da vuvuzelalarla Galatasaray Meydanı'nda buluşmaya davet ediyoruz.

Mahkeme elini siyasetten çek!

YETMEZ AMA EVET KAMPANYASI

http://www.yetmezamaevet.com
Iletişim: 0536 519 54 06

29 Haziran 2010 Salı

Su Hakkı Kampanyası - ASF toplantıları

Su Hakkı Kampanyası ASF Bülteni - 28 Haziran 2010

İçindekiler:

Avrupa Sosyal Forumu kapsamında düzenleyeceğimiz su hakkı etkinlikleri

Su Hakkı Kampanyası olarak, Türkiye'den ve yurtdışından çeşitli kuruluşlarla 1-4 Temmuz 2010'da düzenlenecek Avrupa Sosyal Forumu çerçevesinde 3 toplantı gerçekleştiriyoruz. Suyun özelleştirilmesini, Türkiye'nin doğayı gözetmeyen baraj politikalarını, mücadeleleri ve alternatifleri tartışacağımız toplantılara sizleri de bekleriz.

1 Temmuz, Perşembe, saat: 16:00
Baraj Politikaları; Enerji Sektöründe Özelleştirme ve Su Hegemonyası
Konuşmacılar:
Sebahat Tuncel (İstanbul BDP Milletvekili)
İlker Karayılan ( Küresel Eylem Grubu)
Ercan Ayboğa ( Rosa Luxemburg Vakfı)
Moderatör: Atilla Aydemir (Sosyal Demokrasi Vakfı)
Türkçe, İngilizce çeviri yapılacak.

2 Temmuz, Cuma, saat : 09:00
- Mücadeleler, Stratejiler ve Alternatifler- Özel Şirketleri Su Hizmetleri Dışında Nasıl Tutacağız?
Konuşmacılar;
Leslie Franke
Akın Birdal (BDP Diyarbakır Milletvekili)
Guillemo Amorebieta (ABSA, Arjantin)
Moderatör: Serhat Resul (Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi)
Türkçe, İngilizce, İspanyolca çeviri yapılacak.

2 Temmuz, Cuma, saat: 13:00
-Su Hakkı - Su Hizmetlerinin Özelleştirilmesinde Mevcut Durum
Konuşmacılar:
Guillemo Amorebieta (ABSA, Arjantin)
Annette Groth (Alman Sol Parti Milletvekili)
Ümit Şahin (Yeşiller Partisi)
Moderatör: Wasilis von Rauch (Rosa Luxemburg Vakfı)
Türkçe, İngilizce, İspanyolca çeviri yapılacak.

Not: Tüm toplantılarımız İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsü'nde gerçekleşecektir.

 

Su Hakkı Kampanyası Açık Radyo'daydı

Nuran Yüce ve Serhat Resul, Açık Radyo - Sosyal Hareketler Gündemi programında Atilla Aydemir ve Seçil Türkkan'ın konuğuydu. 23 Haziran'da yapılan programda Su Hakkı Kampanyası’ndan, ASF’deki etkinliklerinden ve Diyarbakır sempozyumundan bahsedildi. Programı http://sosyalhareketlergundemi.com/2010/06/24/su-hakki-kampanyasi-avrupa-sosyal-forumu/ bağlantısından, yada aşağıdaki bağlantıdan dinleyebilirsiniz.

Sosyal Hareketler Gündemi 23.06.2010

 

Su Hakkı Kampanyası’nı Kimler Yürütüyor?

Su Hakkı Kampanyası’nı Sosyal Değişim Derneği, Hasankeyfi Yaşatma Girişimi, Küresel Eylem Grubu ve Sosyal Demokrasi Vakfı oluşturdu. Aktiviteler Suyuma Dokunma Kampanyası’nın ve Rosa Luxemburg Vakfı’nın desteğiyle yürütülüyor.

 

Su Hakkı Kampanyası
http://www.suhakki.org/

Düzenleyenler:

Destekleyenler: